ÖMER HAYYAM

18 Mayıs 1048 yılında dünyaya gelmiş olan Ömer Hayyam İranlı bir alimdir. Horasan eyaletinin Nişabur şehrinde doğdu ve büyüdü. Hayatının büyük bir kısmını İran'da yer alan Semerkand kentinde geçirdi. Eğitimini de bu kentte aldı. Hayatını bilimsel araştırmalara, matematiğe ve astronomiye ayırmıştır. Bu dallarda pek çok çalışmalar yapmıştır. Ömer Hayyam yaşamı boyunca ünlü iki alimin peşinden gitmiş ve ilişkilerini bu kişilerle hiç kesmemiştir. Hasan Sabbah ve Nizamül Mülk ile aynı medresede kalmış ve eğitim almıştır. Yaşamı boyunca Harezmi, İbni Haysem, Biruni gibi alimlerden etkilenmiş yaşayış biçimlerini kendine örnek alarak yaşamıştır. Ömer Hayyam çok iyi bir matematikçi idi. Matematik bilimine katmış olduğu yararları bulunmaktadır. Matematikte ki binom açılımını bulan ilk insandır. Orta çağda evreni anlamak için İslam alimleri İslam'ı ele alırken Ömer Hayyam, bilim ile evreni anlamayı seçmiştir. Ömer Hayyam rubaileri ile ünlü bir şairdir. Yazmış olduğu rubailer günümüzde hala tartışılmakta ve okutulmaktadır. Ömer Hayyam hayatı boyunca 158 tane rubai yazmıştır. Ömer Hayyam çocukluğunun büyük bölümünü Afganistan'da geçirdi. Şeyh Muhammed Mansuri tarafından eğitim aldı. Ayrıca doğmuş olduğu Nişabur bölgesinin en ünlü alimlerinden bizzat ders aldı. Geometri ve Cebir ile hayatı boyunca ilgilendi. Bu alanlarda yapmış olduğu çalımalar neticesinde bu bilimlere önemli katkıları olmuştur. Selçuklu hükümdarı olan Melikşah'a da danışmanlık yapmıştır.
Rubailer
                1.Rubai 
Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben 2.Rubai Büyükse de isyanım, kötülüklerim, Yüce Tanrı' dan umut kesmiş değilim; Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın Rahmete kavuşur elbet kemiklerim. 3.Rubai Tanrım bir geçim kapısı açıver bana; Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana; Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni Haberim olmasın gelen dertten başıma. 4.Rubai Rahmetin var, günah işlemekten korkmam; Azığım senden, yolda çaresiz kalmam; Mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam 5.Rubai Derde gama yatkın yüreğime acı; Bu tutsak cana, garip gönlüme acı; Bağışla meyhaneye giden ayağımı, Kızıl kadehi tutan elime acı. 6.Rubai Akıl bu kadehi övdükçe över; Alnından sevgiyle öptükçe öper; Zaman Usta' ysa bu canım nesneyi Hem yapar hem kırıp bin parça eder.